'Soğuk Savaş' siyaseti dönemi artık son bulmuştur. Siyasette 'Asimetrik düşünce' boyutuna erişmiş bulunmaktayız.
Siyasal hayata katmış olayım; 'Siyasi asimetrik düşünce' den kastım; artık 'Bir' dediğimizde, bahse konu 'Bir'liğin bütüne mi söylendiği, hücreler mi olduğu, hatta sicim teorisinden sonra en küçük yapı taşının mı kastedildiğidir.
İşte burada duruma göre değerlendirme yapılmalıdır. Her şeyi aynı çuvala koyma tembelliğine tahammül yoktur, biline... Siyaset de, siyasetçi de konuları ve gurupları kantarla tartamayacak duruma gelmiştir. Zira kantara konulan her şeyin aynı cinsten dahi olsalar, şimdilerde aralarındaki farklar nazari itabara alınarak, üstelik zahmetsizce değişik katagorilerde sınıflandırılabileceği açık hatta doğaldır.
Gün artık, kuyumcu terazisini baz alma günüdür. Kantarlarınızı eskiciye verseniz almaz! Her olayı, her konuyu, her saniyeyi kendi özel alanında değerlendirmek gereği hasıl olmuştur ve kaçınılmazdır. Aksi; gayri ahlakidir.
Teknolojinin geldiği şu noktada şimdi herkes bir muhabir, haber ajansı, herkes yayın organı ve ayrıca buna mukabil, etki alanı genişlemiş bir doktrin erbabıdır. Sadece belli başlı alanların başını tutmanın, nirengi taşı olmanın yeteneğinden ve ayrıcalığından söz edilemez.
Kahvehaneye topladığınız 100 kişiye hitap etmek, elde yapıştırıcı ve bin afiş ile uygun direk aramak komik olmanın dışında çevresel faktörler açısından da ayıplıdır. Düzen, yordam hatta iddia ediyorum mekan dahi değişmiştir.
Zuhur etmiş bir olaydan sebep, kendilerine değişmez bir 'merkezi fikir' edinmiş, eski toptancı kasaba siyasetçilerinden Tanrı yurdumuzu korusun, sakınsın! Elbet dahil oldukları çap içerisinde bir yere kadar kifayetli olabileceklerdir. Kabul, bazı alışkanlıklar kolay yok olmaz. Ancak bu da 'bizlerin çilesi' der, geçeriz. Yine de, onlara karşı her türlü saygıdan imtina etmeye devam edecek, gereğini her zeminde dile getirmeyi ihmal etmeyeceğiz.
Tıpkı tüm çağlarda olduğu gibi, bugün de çağımızın devrimciliği budur. Elden bırakmayacağız!
Yani mirim, PKK Narko Terör Örgütünü, “Kürt İsyanı” diye nitelendiremezsin! Ama severiz; Tanrı çarşına göre pazar da versin! Atatürk izbasarı olarak, yolunu da buluruz ki o pazarın içinden geçilsin!..