KÖPEK

Bir canı yoldaş edinmek heves değil, ömürlük sorumluluktur. Marmaris’te iki köpeğin yola terk edilmesi, “insan olmak” ile sadece insan suretinde yaşamak arasındaki farkı bir kez daha gösterdi.


 

'Canine' olmak başka, 'Köpek' olmak başka!


'Ne mutlu bize ki; insanız!..' Öyle bedavadan oluyor mu? Bedava mı baba olmak, ana olmak, ağabey, abla, kardeş, teyze, amca olmak? Sülbden yürümek yeterli mi paye için? Diyelim ki yeterli!.. Atanızdan geçti de kral oldunuz. Tebaasının lanet edip küfür yağdırdığı kral da var, duasını alan kral da... Hizmetçinin kapı dinleyeni, laf taşıyanı, sakarı da var, ağzı sıkı olanı, mahiri de... Adı baba, ana, abla, ağabey, kardeş olanların neleri yok ki? Mamafih konumuz insan olmak. Öyle ise soralım; 'İnsan mıyız, insan olmak için mi buradayız?'

 

İnsan olmak sorumluluğun yanı sıra, bir de ahlaki standart gerektirir. Akıl olmayan kişide ise sorumluluk da aranmaz ahlak da... Zira akıldan yoksun kişinin empati kurabilmesi mümkün değildir. Akledemez onun da canının yanacağını, aç kalacağını, susuzluk çekeceğini, geçim derdi olacağını, yanacağını, bir vidanın kırılıp, bir ipin kopacağını.

 

Sevgililer günü, karne hediyesi, koruma görevlisi veya yalnızlığınızı paylaşsın diye, olmadı başka bir sebepten yoldaş edinir insan bir köpeği, kediyi, belki ne bileyim armadilloyu. Lakin kişi, aklın getirisi olan ileri görüşlülük, sorumluluk ve ahlaktan uzak ise, yapmış olduğu yıllarca sürecek akitten ve onun da bir can taşıdığı gerçeğinden uzaktır. Nasırlıdır vicdanı, ahlakı, sorumluluk bilinci. Maçası sıkmadığında bırakıverir uzak bir diyara yoldaşını. Aynadan bile bakmaz arkasından bakan ve anlam veremeyen yoldaşına. Akılsız bu kişi aslında vicdanı kaldıramadığı için son bakıştan kaçınmaz, bir yandan olay mahallinden uzaklaşıyordur ve aklınca görgü tanığı yok etmeye kendisinden başlamıştır. İnsanlıktan kirişi kırmıştır ama mesela, devekuşu olmuştur bir yönüyle.

 

 

Bu organizmanın biri ile denk geldim yürürken Marmaris'in Hisarönü Köyü'nde yolda... Başka bir yerden gelmiş olduğu belliydi. Beni farketmemiş olacak ki, 150 metre ilerimde durdu. Ön yolcu kapısından çıktı, arka sürgülü kapıyı açıp, 2 küçük köpeği sorumsuzluğun tüm soğukkanlı profesyonelliği ile yola bırakıp kaçtı. Ardından seslendim. Duymamazlıktan geldi. Fotoğrafını çektim ancak olayı kayda alamadım. Öylesine hızlıydı ki, kendi vicdanı bile yakalaymamıştı. Ben hiç yakalayamadım. Dilerim bu yazıya bir gün bir yerde denk gelir de yaptığının farkına varır. Zira Canine olmak başka, köpek olmak başka.

 

Canlı bir yoldaş edineceklerin, seçtikleri yoldaş ile ilgili bir kursa tabi tutulmaları, sınavdan geçmeleri ve neticede bir ehliyet aldıktan sonra, Tarım Müdürlüklerinde kayıt altına alınmaları şart koşulmalıdır. Öyle 'canım istedi aldım, sıkıldım saldım!' olacak iş değildir.