Waymo, ABD’de “sürücüsüz” olarak faaliyet gösteren robotaksilerinin, yazılımın kararsız kaldığı durumlarda Filipinler’deki bir uzak destek ekibinden gerçek zamanlı rehberlik aldığını doğruladı. Açıklama, Washington’da sert eleştirileri beraberinde getirdi.
Şirket, dört operasyon merkezinde yaklaşık 70 uzak destek ajanı çalıştırdığını; bu çalışanların yaklaşık yarısının Filipinler’de, diğer yarısının ise ABD’de görev yaptığını belirtti. Senatör Ed Markey’e verilen yazılı yanıtta Waymo, söz konusu çalışanların yalnızca sistemin takıldığı veya net karar veremediği anlarda güzergâh önerisi sunduğunu ifade etti.
Waymo, uzak ajanların araçları “doğrudan kontrol etmediğini, direksiyona dokunmadığını ya da aracı sürmediğini” vurguladı. Şirket ayrıca, durmuş bir aracı yeniden hareket ettirme yetkisinin yalnızca ABD’deki ekipte bulunduğunu açıkladı.
Ancak bazı ABD’li senatörler, güvenlik açısından kritik olabilecek rollerin yurt dışına devredilmesinin siber güvenlik açıkları veya ulusal güvenlik riskleri doğurup doğurmadığını incelemek üzere resmi bir soruşturma başlatmayı değerlendiriyor.
Tartışma, otonom araç sektöründe büyüyen temel bir soruyu yeniden gündeme taşıyor: Sınır durumlarda hızlı insan müdahalesine ihtiyaç duyan sistemler ne ölçüde “sürücüsüz” sayılabilir?
Uzak destek uygulamaları artık yalnızca teknik bir detay değil; operatörlerin hangi ülkede bulunduğu, hangi verilere eriştiği ve ne tür güvenlik protokollerine tabi olduğu gibi başlıklarla birlikte politika ve düzenleme sahnesinin merkezine yerleşmiş durumda.
Olan Biten TV Haber Merkezi
Kaynak:CleanTechnica