MANŞET
İran'daki Kürt Koalisyonu ve Bölgesel Tehdit
"Dört parçalı Kürdistan projesi hayata geçiyor": Banu Avar, PKK/PJAK/SDG ekseninde kurulan yeni koalisyonun İran'ı parçalamayı hedeflediğini, asıl tehlikenin ise Türkiye'nin güneydoğusunu beklediğini söyledi.
05 Mart 2026 00:36
SON GÜNCELLEME: 05 Mart 2026 01:04
  • Dinle
  • A+
    Buyut
  • A-
    Kucult
İran

 

Gazeteci ve yazar Banu Avar, YouTube kanalında yaptığı son değerlendirmede, İran'a yönelik artan uluslararası baskılar ve bölgedeki Kürt siyasi oluşumlarına ilişkin dikkat çeken iddialarda bulundu. Avar'ın analizine göre, İran'ın hedef alındığı mevcut süreçte, daha önce Irak ve Suriye'de uygulanan senaryoların bir benzeri İran için devreye sokuluyor.

 

İranlı Kürt Gruplardan Ortak İttifak

Avar'ın aktardığına göre, İran'a yönelik olası bir askeri harekatın sinyallerinin verildiği günlerde, Irak'ta faaliyet gösteren İranlı Kürt örgütler dikkat çeken bir adım attı. 22 Şubat 2026 tarihinde Kürdistanmedia.com'da yer alan habere göre, PKK'nın İran kolu PJAK öncülüğünde dört Kürt partisi daha bir araya gelerek "İran Kürdistanı Siyasi Güçler Koalisyonu" adı altında ittifak kurdu.

 

Koalisyonun yayınladığı ortak açıklamada hedef açıkça "İran İslam Cumhuriyeti'ni devirmek ve Kürtlerin kendi kaderini tayin etmesini sağlamak" olarak belirtildi. Avar, bu ifadelerin daha önce Irak ve Suriye'de benzer süreçlerde duyulduğunu ve hayata geçirildiğini hatırlattı.

 

Saldırı Paketinin Parçası mı?

İran'a yönelik hava saldırısından sadece altı gün önce Irak'ta kurulan bu koalisyon, bölgeye yönelik hazırlanan askeri ve siyasi paketin önemli bir parçasını oluşturuyor. Haberin hemen ardından Amerikan basınında, eski ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin İran içindeki rejim karşıtı silahlı grupları kara gücü olarak kullanma planlarını gündeme getirdiğini belirten Avar, bu görüşmelerin halen devam ettiğine dikkat çekti.

 

“Şablon Bayat Bir Şablon: Irak ve Suriye Örneği”

Usta gazeteci, yaşananların "bayat bir şablon" olduğunu vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:

 

"Önce hedef ülkeye Amerikan, İngiliz ve İsrail istihbaratı sızıyor. Medya mensubu kılığındaki ajanlar istihbarat topluyor. Uluslararası kriz gruplarının sözde uzmanları, içerdeki Kürtçü grupları bir araya getiriyor."

 

Avar, bu yapılanmada "Çağdaş Lawrence" olarak tanımladığı Vladimir von Wildenburg gibi isimlerin 15-20 yıldır Suriye, Irak ve İran'da PKK türevi partilerle çalıştığını belirtti. Wildenburg'un geçen yıl Suriye'deki Kürt Milli Konseyi üzerinden uluslararası topluma İran'a müdahale çağrısı yaptırdığını hatırlatan Avar, bu kişileri "ayaklanmanın iklim yaratıcıları" olarak tanımladı.

 

Suriye Deneyimi ve Ortak Kasa

Suriye'de 2004 itibarıyla başlatılan süreci hatırlatarak, Amerikan büyükelçisi eliyle Sünni, Alevi, Kürt, Dürzi tüm ayrılıkçılığın körüklendiğini belirtti:

"Bir tarafta IŞİD, bir tarafta ÖSO, bir tarafta YPG'ye para dağıtıldı. Hepsi aynı kasaya bağlıydı. Ordudan medyaya, iş adamlarından politikacılara kadar her alanda önemli isimler satın alındı. Bir gecede Esad'ın ordusu ellerinde dolar dolu bavullarla ortadan kayboldu."

 

Dört Parçalı Kürdistan Projesi ve Türkiye Tehdidi

Avar'ın analizinde en dikkat çekici uyarı ise Türkiye'ye yönelikti. İran'daki PJAK, Suriye'deki SDG ve Irak'taki PKK'nın birlikte hareket edeceğini iddia eden Avar, son hedefin Türkiye'nin güneydoğusu olduğunu öne sürdü.

 

"Bu dört parçanın birleşimi kukla bir Kürdistan devleti oluşturacak ve enerji kaynakları ile yollarının ortasında yerini alacak. Emperyalizmin hayalleri bu, Epstein çetesinin hayali" ifadelerini kullandı.

 

Avar, Graham Fuller, Henri Barkey gibi isimlerin kitap ve raporlarında bu adımların açık seçik ortaya konduğunu, milli meclislere Kürt ayrılıkçı partilerin sokulması, açılım ve çözüm süreçleriyle halkın bölünmeye hazırlanmasının CIA'nin önerileri arasında olduğunu iddia etti.

 

İran'ın Genetik Mirası ve Bölgesel Felaket Uyarısı

İran'ın bölgedeki en güçlü imparatorluk geleneğine sahip üç devletten biri olduğunu vurgulayan Avar (diğerleri Rusya ve Türkiye), "Böyle 250-300 yıllık ülkelere benzemez onların genetik mirasları. İran, Avrasya'nın kapısı, Rusya ve Çin'in müttefiki. Bu ülkedeki bir çöküş Türkiye başta olmak üzere tüm Avrasya'yı felakete sürükler" dedi.

 

Atatürk'ün Bölgesel İttifak Vizyonu

Banu Avar, sözlerini Atatürk'ün dış politika anlayışına atıfla tamamladı:

"Atatürk, İran, Irak ve Afganistan'la ittifaka girerken bu ülkelerin krallıkla mı, şahlıkla mı yönetildiklerine bakmamıştı, bölgesel çıkarları öne almıştı, unutmayalım. İran'da bizim kendimize yakın hissetmediğimiz bir sistem olabilir. Ancak bu coğrafyada Epstein çetesinin çöktüğü her ülkenin felaketi bizim de felaketimiz olur."

 

 



Günün Sözü