İran genelinde rejim yanlısı on binlerce kişi, Yüksek Lider Ali Hamaney’in ölümünü anmak ve “intikam” çağrısı yapmak için meydanlara indi. Siyah bayraklar, öfke sloganları ve sert mesajlar dikkat çekti. Devlet medyası, birlik ve sadakat vurgusunu öne çıkarırken, güvenlik güçlerinin yoğun önlemi gözlerden kaçmadı.
Ancak aynı saatlerde ülkenin farklı noktalarından bambaşka görüntüler geldi. Bazı İranlılar sosyal medyada kutlama videoları paylaştı. Sessizce havai fişek atanlar, sokakta sevinç gösterisi yapan gençler… Aynı ülkede iki zıt duygu, iki ayrı ruh hali.
Bir liderin ardından toplumun bir kısmı yas tutarken, diğer kısmının açıkça kutlama yapması sıradan bir siyasi ayrışma değildir. Bu, rejime yönelik birikmiş öfkenin ve derin nefretin dışa vurumudur.
İslam Cumhuriyeti’nin yıllardır uyguladığı baskıcı politikalar, ekonomik darboğaz, özgürlük talepleri ve genç nüfusun değişim isteği bugün sokakta somutlaşıyor. Görünen o ki mesele yalnızca bir liderin ölümü değil; sistemin geleceği.
Önümüzdeki süreçte üç kritik senaryo öne çıkıyor:
Rejimin daha sertleşmesi ve güvenlik politikalarını artırması
İktidar bloğu içinde güç mücadelesinin kızışması
Sokak hareketlerinin dalga dalga büyüyerek yeni bir kırılma yaratması
İran artık eski İran değil. Meydanlardaki kalabalıklar kadar, sessiz ama derin bir değişim talebi de var. Gelecek ya korkunun duvarlarını kalınlaştıracak ya da o duvarları yıkacak.
Şu soru artık daha yüksek sesle soruluyor:
Bu ölüm, rejimin konsolidasyonu mu olacak, yoksa çözülmenin başlangıcı mı?