


Alarm çalıyor.
Sen değil, ruhun uyanamıyor.
Toplantılar var, ama heyecan yok.
Maaş yatıyor, ama hayat geçiyor.
İşte tam bu yüzden dünya genelinde yeni bir akım sessizce yayılıyor:
“Bu tempoda yaşamak zorunda değilim.”
Birileri Ege’de sabah denize girip bilgisayarını açıyor
Birileri İtalya’da kahvesini içip “bugün çok çalıştım” diye 3 mail atıyor
Birileri Portekiz kıyısında gün batımını izlerken Zoom’dan “sesim geliyor mu?” diyor
Yeni lüks:
Çok para değil
Çok eşya değil
Çok huzur
Yeni başarı tanımı:
Mesaiye kalmamak
Haftayı değil, günü yaşamak
“Bir gün giderim” dememek
Bu bir kaçış değil.
Bu bir uyanış.
Ve belki de en net soru şu:
Gerçekten bu hayatı mı seçtin, yoksa alıştın mı?