ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 14 Şubat 2026'da Münih Güvenlik Konferansı'nda yaptığı konuşmada, transatlantik ilişkilere dair önemli mesajlar verdi. Rubio, bir yandan Avrupa ile ABD'nin "birbirine ait olduğunu" vurgularken, diğer yandan göç politikaları ve Birleşmiş Milletler (BM) gibi uluslararası kuruluşlara yönelik eleştirilerini sıraladı.
"Birbirimize aidiz" mesajı
Konuşmasında Avrupa ile ABD arasındaki bağların altını çizen Rubio, "Ayrılmayı değil, eski bir dostluğu canlandırmayı ve insanlık tarihinin en büyük medeniyetini yenilemeyi hedefliyoruz" dedi.
Avrupa'nın güçlü olmasını istediklerini belirten Rubio, "Avrupa'nın ayakta kalması gerektiğine inanıyoruz. Biz birbirimize aidiz" ifadelerini kullandı. Hatta konuşmasında Mozart, Beethoven, Dante ve Shakespeare gibi Avrupalı sanatçı ve düşünürleri anarak kıtaya olan hayranlığını ifade etti.
Rubio, ABD'nin vizyonunun "geçmiş kadar gururlu, egemen ve hayati bir gelecek" olduğunu, bunu tek başına yapmak zorunda kalsalar bile hazır olduklarını ancak tercihlerinin Avrupa ile birlikte hareket etmek olduğunu söyledi.
Göç politikaları eleştirisi: "Toplumları istikrarsızlaştırıyor"
Rubio, konuşmasında kitlesel göçe yönelik eleştirilerini de dile getirdi. "Kitlesel göç, bazı çevrelerin düşündüğü gibi küçük sonuçları olan marjinal bir mesele değil" diyen Rubio, bunun "tüm batıdaki toplumları dönüştürdüğünü ve istikrarsızlaştırdığını" öne sürdü.
"Ulusal sınırlarımız üzerinde kontrol sahibi olma ihtiyacı"nın bir gereklilik olduğunu vurgulayan Rubio, bunun "yabancı düşmanlığı veya nefret değil, temel bir ulusal egemenlik eylemi" olduğunu savundu.
Bunun başarısız olmasının "halkımıza karşı en temel görevlerimizden birinden vazgeçmek" anlamına geldiğini belirten Rubio, göçü "toplumlarımızın dokusuna ve medeniyetimizin hayatta kalmasına yönelik acil bir tehdit" olarak nitelendirdi.
BM eleştirisi: "Kusursuz bir dünyada yaşamıyoruz"
Rubio, uluslararası kuruluşların yıkılması gerekmediğini ancak acilen yeniden inşa edilmeleri ve yeni zorluklarla başa çıkacak şekilde reforme edilmeleri gerektiğini söyledi.
BM'nin "muazzam bir potansiyele" sahip olduğunu ancak Gazze ve Ukrayna savaşlarını çözemediğini, defalarca "güçsüz" kaldığını iddia etti. "Kusursuz bir dünyada, tüm bu sorunlar ve daha fazlası diplomatlar ve güçlü ifadelerle çözülürdü" diyen Rubio, "Ama biz kusursuz bir dünyada yaşamıyoruz" ifadelerini kullandı.
Vance'in sert tonundan farklı bir üslup
Rubio'nun konuşması, geçen yıl aynı konferansta Başkan Yardımcısı JD Vance'in Avrupa'yı göç ve ifade özgürlüğü politikaları nedeniyle sert bir dille eleştirdiği konuşmasından belirgin şekilde farklıydı. Rubio, eleştirilerini daha yapıcı bir dille ve Avrupa ile ortak geçmişe vurgu yaparak dile getirdi.
Avrupa'dan temkinli iyimserlik
Rubio'nun konuşması, Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in bir gün önce yaptığı ve "transatlantik güveni birlikte onaralım ve canlandıralım" çağrısının ardından geldi. Avrupalı liderler, Trump yönetiminin Grönland'a yönelik ilhak tehditleri ve müttefikler hakkındaki alaycı ifadeleriyle sarsılan ilişkileri onarmayı umuyor.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, "güçlü bir NATO içinde güçlü bir Avrupa, transatlantik bağın her zamankinden daha güçlü olacağı anlamına gelir" yorumunu yaptı.
Olan Biten TV Haber Merkezi