Sindirim sistemini ağızdan anüse kadar etkileyebilen Crohn hastalığı, kronik ve iltihaplı yapısı nedeniyle hastaların günlük yaşamını zorlaştırıyor. Hayat Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Dr. Sami Evirgen, toplumda yeterince tanınmayan bu hastalıkta tanı gecikmelerinin sık yaşandığını belirterek, uzun süren sindirim sistemi şikâyetlerinin mutlaka ciddiye alınması gerektiğini vurguladı.
Crohn hastalığının en sık ince bağırsağın son kısmı ile kalın bağırsağı tuttuğunu ifade eden Dr. Evirgen, hastalığın ataklar ve sakin dönemler halinde seyrettiğine dikkat çekti. Belirtilerin kişiden kişiye değişmesi nedeniyle hastalığın çoğu zaman göz ardı edildiğini söyleyen Evirgen, erken tanının hastalığın kontrol altına alınmasında büyük önem taşıdığını dile getirdi.
Hastalığın belirtileri arasında uzun süreli ishal, karın ağrısı ve kramplar, kilo kaybı, iştahsızlık, halsizlik, dışkıda kan veya mukus, ateş ve kansızlık yer alıyor. Bu şikâyetlerin haftalarca sürmesi halinde mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini belirten Dr. Evirgen, ertelemenin tanı ve tedavi sürecini zorlaştırabileceği uyarısında bulundu.
Crohn hastalığında tanının tek bir testle konulamadığını vurgulayan Evirgen, ayrıntılı tıbbi öykü, fizik muayene, kan ve dışkı testleri, kolonoskopi, biyopsi ile MR veya BT enterografi gibi görüntüleme yöntemlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Doğru tanının, hastalığın diğer iltihaplı bağırsak hastalıklarından ayrılması açısından kritik olduğunun altını çizdi.
Tedavi sürecinin kişiye özel planlandığını belirten Dr. Evirgen, kesin bir tedavi olmamakla birlikte modern yöntemlerle hastalığın büyük ölçüde kontrol altına alınabildiğini ifade etti. İltihap giderici ve bağışıklık düzenleyici ilaçlar, biyolojik tedaviler, beslenme düzenlemeleri ve destekleyici uygulamaların tedavide yer aldığını, gerekli durumlarda cerrahi seçeneğin de gündeme gelebileceğini aktardı.
Tedavide temel amacın sadece belirtileri azaltmak olmadığını vurgulayan Dr. Evirgen, bağırsak hasarını önlemek ve hastanın uzun vadeli sağlığını korumanın hedeflendiğini belirtti. Düzenli takip ve doğru tedaviyle Crohn hastalığıyla aktif ve sağlıklı bir yaşam sürmenin mümkün olduğunu söyledi.
İGFA