ABD kuvvetlerinin Atlantik Okyanusu'nda, haftalar süren takip sonrası Rus bayraklı petrol tankeri Marinera'ya el koyduğu bildirildi. Marinera daha önce Bella 1 adıyla biliniyordu ve Venezuela ile bağlantılı yaptırımlı petrol taşımacılığı kapsamında "gölge filo" ağı içinde hareket ettiği iddiasıyla izleniyordu.
Amerikan makamları, geminin Venezuela ve İran kaynaklı petrol ticaretine yönelik yaptırımların ihlali şüphesiyle takip edildiğini ve sonunda Kuzey Atlantik'te ABD federal mahkemesi kararıyla ele geçirildiğini açıkladı. Sahil Güvenlik hizmetleri ve askeri unsurların dahil olduğu operasyon sırasında İngiltere Savunma Bakanlığı da ABD'ye önceden planlanmış destek sağladığını belirtirken, RAF uçakları ve diğer İngiliz unsurların izleme ve destek faaliyetlerinde yer aldığı duyuruldu.
Rusya yönetimi, tankerin takibi ve ele geçirilmesine sert tepki gösteriyor; Moskova, uluslararası sularda bayrak taşıyan bir gemiye güç kullanılmasının hukuka aykırı olduğunu savunuyor. Rus Ulaştırma Bakanlığı ayrıca Marinera ile iletişimin kesildiğini bildirirken, hiçbir devletin başka bir devletin yargı yetki alanında usulüne uygun kayıtlı gemilere güç kullanma hakkı olmadığını vurguladı.
Olayın bir parçası olarak, ABD tarafı Kuzey Atlantik'teki operasyonda yalnızca Marinera değil, Karayip Denizi'nde Venezuela bağlantılı ve yaptırım kapsamındaki başka bir geminin de ele geçirildiğini açıkladı. Bu iki hareket, ABD'nin yaptırımları uygulama çabalarının deniz yollarında genişletildiğini gösteriyor.
Uluslararası hukuk uzmanları, açık denizde yürütülen bu tür müdahalelerin deniz hukuku ve egemenlik alanları açısından tartışmalı sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. Moskova'nın iddiaları, 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi gibi uluslararası düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilecek.